Ruhsatsız silah ve bıçak suçlarında üç yılda %285 artış

Doğum kadar ölüm de doğaldır; ancak doğal olmayan yollardan ölümlere alışmamalıyız, alıştırılmamalıyız.

Maalesef doğal olmayan bir yoldan bu dünyadan koparılan son isim, Atlas Çağlayan oldu.

İstanbul Merter’de arkadaşlarıyla bir restorandayken, 17 yaşındaki lise 3. sınıf öğrencisi Atlas Çağlayan, kendisinden yaşça küçük E.Ç. tarafından sokak ortasında bıçaklandı.

Ağır yaralanan Çağlayan kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Şüpheli yakalandı. Basına yansıyan ifadesi ise tanıdıktı, hatta ezber gibiydi:

“Bana ‘ne bakıyorsun’ diyerek küfretti, üzerime geldi. Ben de üzerimde bulunan bıçağı çıkartarak salladım. Karnına bir kez vurdum.”

Polis suç aleti bıçağa el koydu.

Söz konusu bıçağın, öldürme suçu yanında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçu unsurlarını da içerip içermediği soruşturma sırasında belli olacak.

Üç yılda yüzde 285 artış

Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2021 yılında 84.519 olan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçu sayısı, 2024 yılında 325.077’ye yükseldi.

Bu artış, üç yıllık dönemde yaklaşık %285’lik bir yükselişe işaret ediyor.

İstatistikler incelendiğinde tek ciddi kırılmanın 2020 yılında yaşandığı görülüyor. Pandemi koşullarında herkesin evlere kapandığı bu dönemde suç sayısının düşmesi şaşırtıcı değil. Ancak 2021’den itibaren tablo hızla değişiyor.

2021–2023 yılları arasında olağanüstü bir artış, 2023’ten 2024’e ise artışın devam ettiği fakat ivmenin düştüğü bir dönem yaşanıyor.

Yıl Suç Sayısı Bir Önceki Yıla Göre Değişim (%)
2017 77.889
2018 85.433 %9,7 artış
2019 93.199 %9,1 artış
2020 60.190 %35,4 azalış
2021 84.519 %40,4 artış
2022 145.370 %72,0 artış
2023 291.677 %100,7 artış
2024 325.077 %11,4 artış

Cezası var ama caydırıcılığı yok

6136 sayılı Kanun; savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki aletlerin yapımını, satışını, taşınmasını ve bulundurulmasını yasaklıyor.

Ancak uygulamaya bakıldığında, bu yasağın neredeyse sembolik kaldığı görülüyor.

Kanuna göre yasaklı bıçak veya benzeri aletleri satan, satın alan, taşıyan ya da bulunduranlar hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülüyor.

Aletin sayısı fazla olsa bile ceza üst sınırı 1 yıl 6 ay.

Peki bu ne anlama geliyor?

Sabıkası olmayan bir kişi, bu suçtan aldığı ceza nedeniyle cezaevine girmiyor.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme, denetimli serbestlik gibi uygulamalarla fiilen özgürlüğünden mahrum kalmıyor.

Sonuçta kanun var, ceza var; ama caydırıcılık yok.

Suça entegre bir suç

6136 sayılı Kanun, esasen başka suçlara eklemlenen bir düzenleme.

Bir kişi bıçakla öldürürse, asıl ceza öldürmeden veriliyor.

Bıçak, suçun aracı olarak dosyada kalıyor; ancak çoğu zaman ek bir yaptırım doğurmuyor.

Kırık şişe camı, tornavida ya da başka bir kesici aletle işlenen cinayetlerde olduğu gibi…

Alet değişiyor, sonuç değişmiyor.

Ancak Atlas örneğinde olduğu gibi, tartışmanın karşılığı söz değil de bıçak oluyorsa, burada artık bireysel öfke değil, kolay erişilebilir şiddet araçları konuşulmalı.

Asıl mesele ne?

Bugün kimsenin başına bir polis dikmek mümkün değil.

Kimin ne zaman tartışacağını, kimin öfkesini bıçakla dışa vuracağını önceden bilemezsiniz.

Ama şunu bilirsiniz.

Eğer bu suç üç yılda %285 artmışsa, mevcut sistem işlemiyor demektir.

O halde; cezalar gerçekten caydırıcı hale getirilmeli.

Satış noktaları ve üretim sıkı biçimde denetlenmeli.

Çocukların ve gençlerin bu aletlere erişimi fiilen engellenmeli.

Aksi halde her yeni istatistik, yeni bir ismin ardından yazılacak.

Bugün Atlas, yarın bir başkası.

Ve biz yine “neden” diye sormaya devam edeceğiz.

KUTU

6136 Sayılı Kanun’un ilgili maddeleri:

Madde 4 – (Değişik: 12/6/1979 – 2249/5 md.)

Ülke içinde kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala,kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletlerin yapımı yasaktır.

Bunlardan bir sanat veya mesleğin icrası için kullanılması zorunlu bulunanların yapımına İçişleri Bakanlığınca yapılacak bir yönetmelikte belirlenen kurallara göre izin verilir.

(Değişik fıkralar: 23/6/1981 – 2478/2 md.):

Yalnız sporda kullanılan yivli ateşsiz silahlar ve mermileri ile yivsiz tüfekler ve mermilerinin, ev gereçlerinden olan veya tababet, sanayi, tarım, spor için kullanılan aletlerle bir meslek veya sanatın icrası için gerekli bıçak, şiş, raspa ve benzerlerinin kullanılması bu Kanun hükümlerine tabi değildir.

Avda veya sporda kullanılan her nevi ateşli yivli silahlar bu Kanunun 7 nci maddesine göre ruhsata tabidir.

Madde 15 – (Değişik: 12/6/1979 – 2249/10 md.)

(Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/158 md.) Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak 4 üncü maddede yazılı olan bıçak veya diğer aletleri veya benzerlerini satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.

Bu madde kapsamına giren bıçak veya diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkraya göre hükmolunacak cezalar yarıdan bir katına kadar artırılır.

Bu Kanunun 4 üncü maddesine göre yapımına izin verilen bıçakları veya diğer aletleri veya benzerlerini kullanma amacı dışında satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında birinci fıkradaki; o bıçak veya diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı ve nitelik bakımından vahim olması halinde de ikinci fıkradaki cezalar hükmolunur.

(Ek fıkra: 23/1/2008-5728/158 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı olan yivli ve yivsiz silahlarla bıçak ve diğer aletleri, hal ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıyanlar, üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir