Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla tutuklanan, hızlıca soruşturma izni verilmesine rağmen Adalet Bakanlığı’nca halen kovuşturma izni verilmeyen gazeteci Alican Uludağ, cezaevinden gönderdiği mesajda aylık tutukluluk incelemesi sırasında savunma hakkının ihlal edildiğini öne sürdü. SEGBİS üzerinden katıldığı duruşmada kendisine söz verilmeden tutukluluğunun devamına karar verildiğini belirten Uludağ, yaşanan sürecin hukuka ve adil yargılanma ilkesine aykırı olduğunu ifade etti.
Soruşturma izni hızla verildi, kovuşturma izni ise hala çıkmadı
Ankara’da uzun yıllardır adliye muhabirliği yapan gazeteci Alican Uludağ, Cumhurbaşkanına hakaret, yanlış bilgiyi alenen yaymak ve Adalet Bakanlığı’ndan alınan TCK’nın 301. maddesi kapsamında kısa sürede verilen soruşturma izniyle gözaltına alındı. Cumhurbaşkanına hakaret suçundan tutuklanmasına karar verilen Uludağ hakkında bu suçtan dolayı yargılanabilmesi için gerekli olan Adalet Bakanlığı izni ise halen verilmedi.
Uludağ’ın mesajı sosyal medyada yayınlandı
Uludağ, cezaevinden gönderdiği mesajda aylık tutukluluk incelemesi sırasında savunma hakkının ihlal edildiğini öne sürdü. Sosyal medya platformu X’te “Alican’ın Arkadaşları” açılan hesaptan yayınlanan mesajda Uludağ’ın şunları söylediği belirtildi:
“Tutukluluğumun 26. gününde (17 Mart 2026) aylık tutukluluk incelemesi için cezaevinden SEGBİS aracılığıyla İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldım. Bu hukuka aykırı tutukluluğa karşı itirazlarımı dile getirmek için günlerce hazırlık yaptım. SEGBİS ekranına baktığımda birçok cezaevinden onlarca tutuklu da hazır bekliyordu. Görevli hakimin bana söz vermesini beklerken bir anda tek tek isimler okuyarak ‘Tutukluluğun devamına…’ dedi. ‘Herhalde onlardan sonra beni dinler’ diye düşündüm. Hakim isimleri sayarken ‘Alican Uludağ tutukluluk halinin devamına…’ dedi. Söz alıp itiraz ettim. Savunmamı almadan tutukluluğumun devamına karar verdi. Aramızda şu yönde diyalog geçti:
Hakim: Beyanlarınız için savcılığa dilekçe verin.
Alican Uludağ: Bir yargı muhabiri olarak beni dinlemeniz gerekiyordu.
Hakim: Savcı zaten mütalaasında tutukluluğun devamını istedi. Dosyada yeni bir durum yok.
Alican Uludağ: Ama savunmamı almadan karar vermeniz hukuka, savunma hakkına ve adil yargılanma hakkına aykırı.
Hakim: Alican Bey, dilerseniz şimdi beyanınızı tutanağa ekleyebilirim.
Alican Uludağ: Bu durum tutukluluk halimi değiştirecek mi? Siz önce infaz ediyorsunuz, sonra ‘Savunmanızı verin’ diyorsunuz. Bu nasıl hukuk?
Orta Çağ’da mı yaşıyoruz?
Daha sonra hakime, savunmam alınmadan tutukluluk halimin devamına karar verdiğini beyanım olarak eklemesini söyledim. Yazdı mı bilmiyorum. SEGBİS odasından çıktım. Hücreme döndüm. Noterde miydim, mahkemede miydim anlamadım.
Gözaltına alınmama neden olan tweetlerden biri de ‘Çürümüş yargı düzeni’ ifadesiydi. Yaşadığım olaydan sonra aklıma bu söz geldi. Hukuka aykırı bir kararla tutuklandığım yetmiyormuş gibi şimdi de savunma hakkım kullandırılmıyor. Açıkça Anayasa’daki temel haklar ihlal ediliyor. Bu nasıl bir yargı düzeni? Orta Çağ’da mı yaşıyoruz? Hukuk nerede?
Silivri 9 No’lu Cezaevi.”












2 Yorum