“Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, yaşadığı süreci anlattı. Bir yargı muhabiri olarak yargının bu kadar hızlı işlediğine hiç tanık olmadığını belirten Uludağ, “Ankara’daki evimden gözaltına alınıp İstanbul’a getirildiğim ve tutuklandığım sürecin sonunda 22 saat içinde kendimi Metris Cezaevi’nde buldum” dedi.
Uludağ, gözaltında tutulduğu Organize Şube’deki hücrelerin oldukça pis olduğunu ifade etti. Metris Cezaevi’ndeki koşullara da değinen Uludağ, “Yatak eski ve sapsarıydı. Yerler ve özellikle tuvalet-banyo pisti” dedi.
Silivri Cezaevi’ndeki koşulları da anlatan Uludağ, tuvaletlerin yine kirli olduğunu, koğuşun sigara dumanı altında kaldığını söyledi. En büyük sorunun ise tahtakuruları olduğunu belirten Uludağ, gece uyuyanların vücutlarını ısıran böceklerle mücadele etmek zorunda kaldığını dile getirdi.
Yemek ve suyun da kısıtlı olduğunu ifade eden Uludağ, “Bardak olmadığı için suyu tabakla içiyorduk” dedi.
“Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla tutuklanarak Silivri Cezaevi’ndeki 9 No’lu Cezaevi’ne konulan Uludağ, gözaltına alındığı ilk andan tutuklanmasına kadar geçen süreci ayrıntılarıyla DW‘ye anlattı. Uludağ, avukatları aracılığıyla verdiği yanıtlarda hem Ankara hem de İstanbul’daki işlemler sırasında yaşananları, savcılık ve hâkimlik aşamalarındaki dikkat çekici detayları ve cezaevindeki ilk günlerini aktardı.












Bir Yorum