Anasayfa

Asıl soru: Kim, neyi, hangi belgelerle açıklayabilecek?

İbrahim Melih Gökçek…

1983’te Anavatan Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı.

1984’te ANAP adayı olarak Keçiören Belediye Başkanlığı’nı kazandı.

1991’de ANAP’tan ayrıldı.

Merhum siyasetçiler Recai Kutan ve Necmettin Erbakan’ın daveti üzerine Refah Partisi’ne geçti.

1991 seçimlerinde RP’den Ankara Milletvekili seçildi.

1994 yerel seçimlerinde RP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.

Refah Partisi’nin kapatılmasının ardından Fazilet Partisi’ne geçti.

1999 seçimlerinde ikinci kez Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

Fazilet Partisi’nin kapatılmasının ardından 2002’de Demokrat Parti’ye, 2003’te ise AK Parti’ye katıldı.

2004, 2009 ve 2014 yerel seçimlerinde yeniden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi ve böylece Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine beş kez seçilen isim oldu.

28 Ekim 2017’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isteği üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden istifa etti.

https://tr.wikipedia.org/wiki/Melih_G%C3%B6k%C3%A7ek

“500 defa sıçradım, beni yakalayamadılar”

Gökçek, gazeteci Murat Ağırel’in gündeme getirdiği ve soruşturma kapsamında savcılığa sunduğu belgelerin ardından dün Ankara Adliyesi’ne gitti.

Yaklaşık iki saat ifade veren Gökçek, adliye çıkışında geçmişte hakkında yürütüldüğünü söylediği soruşturma ve incelemelerden söz ederek, şu ifadeleri kullandı:

“1994’te belediye başkanlığına seçildim. 9 yıl muhalefette belediye başkanlığı yaptım. Tam 500 tane soruşturma ve inceleme geçirdim. Bunların hepsinde ifade verdim. SHP, DSP, ANAP iktidarı bana her şeyi sordu. Sormadıkları şey kalmadı. Hani bir laf vardır. Çekirge bir zıplar, iki zıplar, üçüncüsünde yakalanır. Ben 500 defa sıçradım. Hepsinden takipsizlik aldım. Beni yakalayamadılar. Beni 98’de gözaltına bile aldılar. Refah Partisi ve AK Parti döneminde 100 tane soruşturma geçirdim. Verdiğim ifadeler savcılıklarda ve İçişleri Bakanlığında durur. O dönemde de bir şey çıkmadı.”

https://www.sozcu.com.tr/agzinda-sakizla-geldi-tek-soru-almadi-gitti-p355482

Gökçek’in açıklamasındaki en dikkat çekici ifade, kendi deyimiyle “500 defa sıçradım, beni yakalayamadılar” sözleri oldu.

Bu sözlerin ne anlama geldiği ve bugün yürütülen soruşturmanın nasıl sonuçlanacağı elbette yargı sürecinin sonunda ortaya çıkacak.

Peki, soruşturmanın konusu ne?

Gazeteci Murat Ağırel, Cumhuriyet’te yayımlanan yazısında Gökçek ve ailesiyle ilgili çeşitli iddiaları ve belgeleri gündeme getirmişti.

Ağırel, yazısında şu soruları yöneltmişti:

“Melih Gökçek’e ve avanesine açıkça soruyorum: Düsseldorf Pempelfort 5210 numaralı tapu kütüğünde tescilli olan o devasa binanın gerçek bedeli nedir?

Bu milyonlar hangi banka hesaplarından, hangi emeğin karşılığı elde edilen gelirle Avrupa’ya taşınmıştır?

Oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek hangi ticaretle bu paraları kazanmıştır?

Bir karşılığı varsa cevabı çok basit sorular.”

Murat Ağırel’in yazısının tamamı

Kim, neyi, hangi belgelerle açıklayabilecek?

Ağırel, yazısının devamında söz konusu iddiaların ve belgelerin araştırılması gerektiğini belirterek, dosyanın açıklığa kavuşmasını istediğini ifade etmişti.

Şimdi gözler soruşturmanın bundan sonraki aşamalarında.

Gökçek, geçmişte hakkında yürütüldüğünü söylediği yüzlerce soruşturmayı hatırlatarak “beni yakalayamadılar” dedi.

Dün ise yeni bir soruşturma kapsamında savcılıkta ifade verdi.

Son sözü yine yargı söyleyecek.

Ve belki de bu dosyada asıl cevaplanması gereken soru şu olacak:

“Gerçekten kim, neyi, hangi belgelerle açıklayabilecek?”

 

Türker KARAPINAR

Ankara'da yargı muhabiri. Gazetecilik mesleğini sürdürmeye çalışıyor.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir