Cumhurbaşkanının fotoğrafının yer aldığı bir görseli, “…dostlarını zengin eden, halkını soyan adam!” ifadeleriyle X hesabından paylaşan bir şüpheli hakkında, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan dava açıldı. Sanık, yargılama sonucunda beraat etti. Yargıtay Başsavcılığı, paylaşımın, hakaret suçunu oluşturduğu gerekçesiyle beraat kararına itiraz etti. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, bu itirazı reddetti. Kararda, paylaşımın ağır eleştiri kapsamında olduğu savunuldu. Dosyada son kararı Yargıtay Ceza Genel Kurulu verecek.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararına göre, Cumhurbaşkanının fotoğrafının yer aldığı bir görseli paylaşan şüpheli hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan dava açıldı. Sanık hakkında yapılan yargılama sonucu beraat kararı verildi.
Başsavcılık itiraz etti: Paylaşım hakaret suçunu oluşturuyor
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, beraat kararına itiraz etti. Başsavcılık, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına hakaret” suçuna ilişkin değerlendirmesinde, suçun söz, yazı, resim veya benzeri yollarla işlenebileceğini belirtti.
Başsavcılık, hakaret suçunun oluşması için kullanılan ifadelerin Cumhurbaşkanına yönelik olması ve kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelik taşıması gerektiğini vurguladı. Bu değerlendirmede ölçütün, toplumdaki hâkim ortalama düşünce ve anlayış olduğunu kaydetti.
İtiraza konu olayda sanığın, Cumhurbaşkanının fotoğrafının bulunduğu görseli Twitter’da “…dostlarını zengin eden, halkını soyan adam!” ifadeleriyle paylaşmasının Cumhurbaşkanının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olduğunu savunan Başsavcılık, beraat kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istedi.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi “ağır eleştiri kapsamında” dedi, itirazı reddetti
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin ise Başsavcılığın itirazını 7 Mayıs 2026 tarihinde reddettiği ortaya çıktı. Daire, kararında, ifade özgürlüğünün demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Kararda, siyasetçilere yönelik eleştirilerin özel kişilere kıyasla daha geniş sınırlar içinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
AİHM kararlarına da atıf yapılan gerekçede, ifadelerin yalnızca içeriğinin değil, kullanılma biçiminin de dikkate alınması gerektiği; siyasi tartışmalarda sert, rahatsız edici ve hatta sarsıcı ifadelerin de ifade özgürlüğü kapsamında kalabileceği kaydedildi.
Kararda şu ifadelere yer verildi:
“Açıklamalar ışığında somut olayda; sanığın paylaşımı katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ifade özgürlüğünün geniş yorumlanması kapsamında kalan, şok edici nitelikte, rahatsız edici ve sarsıcı ağır eleştiri niteliğindedir. Aksi düşünülecek olursa, suçla korunmak istenen değer ölçüsüz bir şekilde genişleyecek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebilecektir.
Bu itibarla somut olayda ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.”
Daire, dosyanın son karar için Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verdi.


