Anasayfa

Mansur Yavaş CHP’den istifa etti: “Muhalefetin birbirini tüketmesiyle iktidar değişmez”

CHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Mansur Yavaş, CHP sözcüsü Müslim Sarı’nın “Hiç kimse CHP’den üstün değil, hiç kimse CHP’den üstte görmesin kendisini” açıklamasının hemen ardından “Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım” diyerek CHP’den istifa etti. Görevine bağımsız devam edeceğini açıklayan Yavaş, muhalefetteki CHP ve Yeni Parti’ye de “Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir” mesajı yolladı.

Özgür Özel CHP Genel Başkanlığı yaparken kamuoyunda mutlak butlan olarak bilinen bir yargı kararıyla CHP’de yönetim değişti. Özel ile girdiği CHP Genel Başkanlığı seçim yarışını kaybeden eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanlığına geliverdi.

Yavaş, Cumhurbaşkanı ile görüştü

Özgür Özel ve ekibi CHP’den ayrıldıktan sonra Yeni Parti’yi kurdu. Bazı belediye başkanları CHP’den istifa edip Yeni Parti’ye geçerken, CHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Mansur Yavaş kendisine oy veren seçmenlere saygısından ötürü ne CHP’den ayrıldı ne de Yeni Parti’ye geçti. Yavaş bir süre önce de ABB Başkanı olarak Cumhurbaşkanı ile görüştü. Bu görüşmede çok tartışmalara neden oldu.

CHP’den, Yavaş’a sert tepki

Bu görüşmenin ardından bugün CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP’nin 9 Eylül kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılmayan Yavaş’ı hedef alarak, Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşme hakkında Yeni Parti lideri Özgür Özel’e bilgi verdiğini iddia etti. Sarı, Yavaş eleştirilerine sert şekilde devam ederek, “CHP’nin kurumsal kimliği hepimizin üstündedir, hepimizin önündedir. Hiç kimse CHP’den üstün değil hiç kimse CHP’den üstte görmesin kendisini” dedi.

Ve Yavaş CHP’den istifa etti

ABB Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş, bu açıklamanın hemen ardından X hesabından bir mesaj yazdı ve CHP’den istifa ettiğini, bağımsız olarak belediye başkanlığına devam edeceğini açıkladı. Yavaş’ın açıklamaları şöyle:

“Sevgili Hemşehrilerim,

Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.

Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.

19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.

Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.

Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.

Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.

Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.

Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.

Bunu yalnızca ben söylemiyorum.

Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.

Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.

Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.

Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.

Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:

Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.

Biz bunu Ankara’da başardık.

Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.

Çünkü bizim için herkes eşittir.

Her zaman şunu söyledim:

Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.

Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.

Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.

Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle;  Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.

Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.

Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.

Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır.

Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.

İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.

Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.

Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.

O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir.

Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır…

Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim.

Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir.

Makamlar geçicidir.

Siyasi şartlar değişebilir.

Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.

Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım.

Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir.

Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir.

Saygılarımla.

Mansur Yavaş

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı.”

Türker KARAPINAR

Ankara'da yargı muhabiri. Gazetecilik mesleğini sürdürmeye çalışıyor.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir