İhracat durdu ama fiyat düştü mü?

Ticaret Bakanlığı, kanatlı et ihracatını bugün itibarıyla durdurdu. Bakanlık, bu kararına gerekçe olarak iç talepteki artışı, dönemsel tüketim eğilimlerini ve arz-talep dengesini koruma ihtiyacını gösterdi. Ancak kararın açıklandığı gün piyasada bulunan bir ürünün tavuk bageti 130 TL’den 160 TL’ye, tavuk bonfilesi 250 TL’den 275 TL’ye, tavuk kanat fiyatı ise 325 TL’den 350 TL’ye yükselmiş. Yani alınan tedbir, hedeflenen sonucun tam tersini doğurmuş.

Sorun yalnızca ihracattan kaynaklanmıyor. Asıl mesele üretim maliyetleri, vergi yapısı ve iç piyasa dinamiklerinde saklı.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-a maddesi uyarınca ihracat teslimleri KDV’den istisna. Kanatlı et ihracatında KDV uygulanmıyor; hatta ihracatçı, üretim sürecinde yüklendiği KDV’leri iade alabiliyor. Buna karşılık, iç piyasada satılan kanatlı et ürünlerinde %8 KDV var. Stopaj, nakliye, mazot, enerji ve diğer girdi maliyetleri de eklendiğinde, iç piyasa fiyatlarının ihracat fiyatlarından yüksek olması kaçınılmaz hale geliyor.

Vergisiz, daha öngörülebilir ve nakit akışı daha rahat olan bir ihracat pazarı varken, üreticinin ihracatı tercih etmesi anormal mi?
Hayır. Bu, serbest piyasa koşullarında rasyonel ve doğal bir tercih.

Aynı şekilde, üreticinin iç piyasaya verdiği üründe KDV ve maliyetleri fiyatına yansıtması da bir “fırsatçılık” değil, bir hayatta kalma refleksi. Vergi farkı varken fiyat farkı olmamasını beklemek, hayatın olağan akışına aykırı. İşte tam da bu nedenle ihracat yasakları fiyatları düşürmüyor. Çünkü yasak, sorunun kaynağına değil, sonucuna müdahale ediyor.

Peki çözüm ne?

Eğer Ticaret Bakanlığı gerçekten vatandaşlarının daha uygun fiyatla kanatlı et tüketmesini istiyorsa, yolu yasaklardan değil vergi politikasından geçiyor. İç piyasada uygulanan %8 KDV’nin geçici olarak düşürülmesi, hatta belirli bir süre sıfırlanması, iç piyasayı üretici açısından yeniden cazip hale getirebilir. Bu adım hem arzı artırır hem raf fiyatlarını aşağı çeker hem de tüketicinin cebini rahatlatır.

Kısa vadede vergi kaybı yaşanabilir. Ancak orta vadede gıda enflasyonu düşer, tüketim artar, kayıtlı satış genişler ve sosyal refah yükselir.

İhracatı yasaklayarak fiyat düşürmeye çalışmak, vergi kaynaklı maliyet sorununu görmezden gelmektir. Kalıcı çözüm, iç piyasadaki yükü hafifletmeden mümkün değildir.

Ticaret Bakanlığının duyurusu:

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir