Silivri adaleti: Kapalı değil, sadece kapıları kapattık!

Önce diploma iptal edildi.
Sonra yolsuzluk iddiasıyla soruşturma başlatıldı.
Ardından tutuklama geldi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte 107 kişi tutuklandı.
407 kişi hakkında dava açıldı.

Yargılama ise yaklaşık bir yıl süren tutukluluğun ardından başladı.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, duruşmanın nerede yapılacağına karar verdi:
Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun içindeki duruşma salonu.

Sanık sayısı: 407.

Basit bir hesap yapalım.

Her tutuklu için bir jandarma görevlendirilse:
Salonda 814 kişi.

Her sanığın bir avukatı olsa:
Sayı 1.221.

Her sanığın bir yakını içeri alınsa:
Oldu 1.628.

Diyelim ki yalnızca 30 gazeteci duruşmayı izlesin:
1.658 kişi.

Peki ya siyasiler?
CHP Genel Başkanı, yardımcıları, milletvekilleri, parti yöneticileri…

Peki ya davayı izlemek isteyen vatandaşlar?

Çünkü kanun ne diyor?

Duruşmalar alenidir.
Yani kapalı olmadığı sürece isteyen herkes duruşmayı izleyebilir.

Bu duruşma kapalı mı?

Hayır.

İşin ilginç tarafı şu:
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “duruşma canlı yayınlansın” demiyor mu?
Adalet Bakanı “kanun değişmeli” demiyor mu?
CHP, canlı yayın için kanun teklifi vermiyor mu?

Ama AKP ve MHP’li milletvekilleri ne yapıyor?

Ellerini kaldırıp teklifi reddediyorlar.

Sonra ne oluyor?

Mahkeme heyeti savcılığa yazı yazıyor:
“Duruşma düzeni için sınırlama gerekli.”

Savcılık talimat veriyor.
Güvenlik önlemleri alınıyor.

Ve sonuç:

Duruşma aleni, ama herkes giremiyor.
Kapalı değil, ama kapılar sınırlı açılıyor.
İzlemek serbest, ama kimlerin izleyeceğine karar veriliyor.

Kısacası:

Hukuken açık, fiilen kontrollü.

Silivri’de adalet böyle çalışıyor.

 

Etiketlendi:

Bir Yorum

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir