Prof. Dr. Emir Hasan Ülger: “Habermas’ın ölümü eleştirel akıl için büyük bir kayıp”

Alman filozof ve sosyolog Jürgen Habermas, 97 yaşında hayatını kaybetti. Prof. Dr. Emir Hasan Ülger, Habermas’ın vefatının eleştirel düşünce açısından büyük bir kayıp olduğunu belirtti. Ülger, Habermas’ın modern toplumda bireyin giderek sayısallaştırıldığına dikkat çektiğini hatırlatarak, filozofun “İnsanlar konuşan özneye değil, konuşulan sayısal veriye indirgenmiştir.” sözünün bu dönüşümü çarpıcı biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. Ülger, Habermas’ın, eleştirel bireyin tasfiye edilme sürecine karşı rasyonel toplum ve “ideal diskurs” anlayışını geliştirdiğini vurguladı.

Jürgen Habermas kimdir?

Jürgen Habermas 1929 yılında Düsseldorf’ta doğdu. 1949–1954 yılları arasında Göttingen, Zürih ve Bonn üniversitelerinde felsefe, tarih, psikoloji, Alman edebiyatı ve iktisat öğrenimi gördü.

1956 yılında Frankfurt’taki Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne araştırma asistanı olarak girdi ve Theodor W. Adorno’nun asistanlığını yaptı.

1961 yılında Marburg’da doçent oldu. 1961–1964 yılları arasında Heidelberg’de felsefe dersleri verdi. 1964 yılında Frankfurt Üniversitesi’nde felsefe ve sosyoloji profesörlüğüne atandı.

1971–1981 yılları arasında bilim ve teknolojinin toplumsal yaşam üzerindeki etkilerini araştıran Max Planck Enstitüsü’nün müdürlüğünü yaptı. 1981 yılında Berkeley Üniversitesi’nde misafir profesör olarak bulundu.

1974 yılından itibaren yeniden Frankfurt Üniversitesi’nde profesör olarak görev yaptı ve 1994 yılında buradan emekli oldu.

Habermas’ın Türkçede yayımlanan eserlerinden bazıları şunlardır:

İdeoloji Olarak Teknik ve Bilim (YKY, 1993),

Bilgi ve İnsansal İlgiler (Küyerel, 1997),

Kamusallığın Yapısal Dönüşümü (İletişim, 1997),

İletişimsel Eylem Kuramı (Alfa, 2019),

Öteki Olmak, Ötekiyle Yaşamak (YKY, 2002),

İnsan Doğasının Geleceği (Alfa, 2019),

Doğalcılık ve Din Arasında (YKY, 2009),

Bölünmüş Batı (YKY, 2016).

Prof. Dr. Ülger: Eleştirel akıl için büyük bir kayıp

Prof. Dr. Emir Hasan Ülger, Habermas’ın vefatının eleştirel düşünce açısından büyük bir kayıp olduğunu belirtti. Ülger, şunları söyledi:

“Yirminci yüzyılın en önde gelen post Marxist düşünürü J. Habermas’ı kaybettik. T.W.Adorno’nun da asistanı olan Frankfurt Okulunun yaşayan en önemli temsilcisidir. Ortodoks Marxistlerden farklı bir noktada düşüncelerini geliştiren Habermas, gelişen teknoloji, küresel kapitalizme karşı eleştirel direnç noktaları, yabancılaşma, ötekileştirme, faşizm, ve iletişim kavramının değişimi yanı sıra, kamusal alan ve bunun demokratikleşme üzerindeki etkisini ele almıştır. ‘İnsanlar konuşan özneye değil, konuşulan sayısal veriye indirgenmiştir.’ diyerek eleştirel bireyin tasviye sürecine karşı rasyonel toplum ve ideal diskurs fikrini geliştirmiştir.”

Almanya Başbakanı Merz: Onun entelektüel derinliğini özleyeceğiz

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, X hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Jürgen Habermas çağımızın en önemli düşünürlerinden biriydi. Analitik titizliği, Almanya ve Avrupa’daki demokratik söylemi şekillendirdi ve fırtınalı bir denizde bir yol gösterici gibiydi. Onun entelektüel derinliğini ve liberalizmini özleyeceğiz.”

97 yaşında hayatını kaybeden Habermas, modern demokrasi teorisinin en önemli mimarlarından biri olarak düşünce tarihindeki yerini koruyacak.

Habermas görmezden gelinemezdi

Filozof, sosyolog ve toplumsal tarihçi kimliklerini bir araya getiren Habermas, çağımız düşünürleri arasında özel bir yere sahipti.

Kamusal alanın doğuşu, modernizm ve postmodernizm tartışmaları, özne ve öznelerarasılık sorunları, dil felsefesi, Marksizm ve üstyapı kurumları gibi birçok alana yoğunlaşarak düşünce dünyasında güçlü bir etki bıraktı.

“Yapı-kurumcu” yaklaşımıyla, yıllardır süren Karl Marx ile Max Weber düşüncesini bağdaştırma çabalarına kendine özgü bir katkı sundu.

Toplum bilimlerinin epistemolojik statüsü ve felsefeyle ilişkisi üzerine geliştirdiği analizler de sosyal teoriyi zenginleştirdi.

Habermas, “radikal demokrasi” anlayışını savunan bir entelektüel olarak kamusal tartışmalara sık sık müdahale etti; özellikle Alman geçmişi ve revizyonist tarih tartışmaları başta olmak üzere antidemokratik akımlara karşı güçlü bir entelektüel mücadele yürüttü.

Tezleri paylaşılsın ya da paylaşılmasın, radikal demokrasi anlayışı gerçekçi bulunsun ya da ütopyacı olarak görülsün, Habermas düşünce dünyasında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir isimdi.

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir