İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davanın ikinci gününde duruşma gergin başladı. Sanık aileleri ve basın mensupları duruşma salonuna alınırken, avukatlara ikinci kez kimlik kontrolü uygulanmak istenmesi kısa süreli tartışmaya yol açtı. Güvenlik güçlerinin kurduğu bariyerler nedeniyle avukatların salona girişinde aksama yaşandı.
Tutuklu sanıkların salona getirilmesi sırasında da gerginlik sürdü. Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna elinde “Millete Emanet” kitabıyla girdi ve izleyicileri selamladı. Salondaki bazı izleyiciler “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları attı.
Kürsü önünde Jandarma tartışması
Mahkeme heyetinin kürsüsü önüne jandarma personelinin yerleştirmesi üzerine İmamoğlu tepki gösterdi. Çevresinin güvenlik çemberine alınmasına itiraz eden İmamoğlu, “Ayaktayım” diyerek uygulamaya karşı çıktı. Sanıkların da ayağa kalkmasıyla salonda kısa süreli bir tartışma yaşandı.
Mahkeme başkanı duruşma düzeninin sağlanmasını isterken, İmamoğlu jandarmanın kaldırılması talebini yineledi. Taraflar arasındaki tartışmanın ardından jandarma geri çekildi ve yoklama ile duruşma başladı.
İddianame özeti okundu
Yoklamanın ardından iddianamenin özeti yaklaşık 32 dakika boyunca okundu.
İmamoğlu: Bu yargılama siyasi
İBB davasında yaklaşık bir yıl sonra ilk kez kapsamlı şekilde söz alan Ekrem İmamoğlu, yargılamanın siyasi olduğunu savundu ve iddianameyi çok sert bir şekilde eleştirdi. İmamoğlu, “Her satırında ismimin geçtiği bir özet dinledik. Türkiye’nin en önemli siyasi davalarından biri başlıyor” dedi.
Mahkeme başkanının kendisini dinlememe yönündeki tutumunun Ceza Muhakemesi Kanunu’na uygun olmadığını söyleyen İmamoğlu, savunma hakkının kısıtlanmaması gerektiğini vurguladı. 16 milyon İstanbullunun seçilmiş belediye başkanı olduğunu hatırlatan İmamoğlu, toplumda davanın siyasi olduğu yönünde güçlü bir kanaat bulunduğunu ifade etti.
Savunmasında iddianamede yer alan suçlamaların somut delillere dayanmadığını dile getiren İmamoğlu, dosyada kullanılan dilin ve bazı ifadelerin davanın siyasi bir çerçevede yürütüldüğüne işaret ettiğini savundu. İmamoğlu ayrıca, soruşturma sürecinde kamuoyuna yansıyan bazı bilgilerin medya üzerinden paylaşılmasını da eleştirdi.
Yaklaşık yarım saat süren konuşmasında, davada tutuklu bulunan bazı sanıkların sağlık sorunları olduğunu da gündeme getiren İmamoğlu, bu kişilerin tutuksuz yargılanabileceğini savundu.
Avukatlarla Mahkeme Başkanı arasında tartışma
Duruşmanın ilerleyen saatlerinde savunmalara geçilmeden önce avukatlar usule ilişkin taleplerinin alınmasını istedi. Mahkeme başkanı ise daha önce bu taleplerin sorulduğunu belirterek itirazları reddetti. Bunun üzerine salonda tansiyon yeniden yükseldi.
Duruşma takvimi açıklandı
Mahkeme başkanı, duruşmaların nasıl ilerleyeceğini de açıkladı. Buna göre her tutuklu sanığın savunmasının ardından avukatları da söz alacak. Duruşmaların 19 Mart’a kadar devam edeceği, davaya ilişkin ara kararın ise nisan ayının sonunda verileceği bildirildi.
Ara karar aşamasında tutuklu sanıkların tutukluluk durumlarının yeniden değerlendirileceği ifade edildi.
Tutukluluk tartışması
Mahkeme heyetinin açıkladığı takvim, tutuklu sanıkların tutukluluk durumunun nisan ayı sonuna kadar değişmeyeceği anlamına gelebileceği yönünde değerlendirmelere yol açtı. Bu durumun hukuk çevrelerinde tartışma yaratabileceği belirtiliyor.
Ceza yargılamasında suçun şahsiliği ilkesi ve tutukluluğun bireysel olarak değerlendirilmesi gerekliliği dikkate alındığında, tüm sanıkların tutukluluk incelemesinin aynı tarihe bırakılmasının bu ilkeler açısından tartışma konusu olabileceği ifade ediliyor.
Hukukçular, tutukluluğun bir ceza değil bir koruma tedbiri olduğunu ve bu nedenle her sanığın durumunun ayrı ayrı ve düzenli aralıklarla değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Bu çerçevede bazı hukukçular, tutukluluk incelemesinin yalnızca duruşma takvimine bağlanması yerine her sanık için ayrı tarihlerde ve daha erken yapılmasının daha uygun olabileceği görüşünü dile getiriyor.
İlk savunma Erdoğdu’dan
Verilen aranın ardından savunmalar başladı. İlk savunmayı yapan Aykut Erdoğdu, kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti. Suçlamaların itirafçı ifadeleri, banka dekontları ve telefon baz kayıtlarına dayandırıldığını belirten Erdoğdu, “Bu delillerle birinin tutuklanması mümkün değil. Para falan taşımadım” dedi.
Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz, tutukluluk değerlendirmesi için nisan sonuna kadar beklenmesinin “insani” olmadığını belirterek, bunun her haftanın sonunda yapılmasını istedi.
Duruşma yarın sabah 10.00’da devam edecek.
Bu haber; ajanslar ve çeşitli haber kaynaklarından derlenmiştir.











