Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi 7. haftasında RAMS Park’ta güçlü rakibi Atletico Madrid’i konuk etti.
Karşılaşma, ilk dakikalardan itibaren tempolu ve karşılıklı ataklarla başladı.
Mücadelenin 4. dakikasında Simeone’nin golüyle Atletico Madrid 1-0 öne geçti. Ancak Galatasaray bu gole çabuk reaksiyon verdi. 20. dakikada Sallai’nin sağ kanattan yaptığı sert ortaya Marcoz Llorente’nin ters müdahalesi sonucu top ağlarla buluştu ve skor 1-1’e geldi. İlk yarı, iki takımın da oyunu bırakmadığı bir mücadele sonunda eşitlikle tamamlandı.
İkinci yarıya Galatasaray daha istekli başladı. Ancak ikinci yarıda gol olmadı ve maç 1-1 berabere tamamlandı.
Abdülkerim Bardakçı, Atletico Madrid’in Norveçli golcüsü Alexander Sörloth’a maç boyunca adeta nefes aldırmadı. Osimhen ve Barış Alper Yılmaz’ın rakip sahadaki ön alan baskısı ise izleyenlerden alkış aldı.
Atletico Madrid cephesinde dikkat çeken nokta, hücumlara çok adamla çıkmalarıydı. İspanyol ekibi, ataklarında zaman zaman 4-5 oyuncuyla Galatasaray ceza sahasında yer aldı. Buna rağmen sarı-kırmızılı savunma disiplini maç boyunca hiç bozulmadı.
Galatasaray takım olarak olumlu bir görüntü sergiledi.
Hücumlarda özellikle Barış Alper, Osimhen, Sane ve Lemina’nın bireysel yetenekleri öne çıktı. Ancak sarı-kırmızılıların, Osimhen ve Barış Alper gibi hücumda üçüncü bir isme daha ihtiyacı olduğu da net biçimde görülüyor. Üçlü bir hücum hattıyla oynayan bir Galatasaray, rakip savunmalar karşısında çok daha üretken ve etkili bir konuma gelebilir. Madrid örneğinde olduğu gibi, rakip ceza sahasında daha fazla oyuncuyla bulunmak, önümüzdeki maçlarda Galatasaray’ın gol şansını daha da artırabilir.
Sarı-kırmızılılar, özellikle kendi sahasında uyguladığı yoğun presle rakibini zor durumda bıraktı. Atletico Madridli futbolcuların, bir Türk takımından bu denli sert ve organize bir pres gördüklerini söylemek zor.
Ancak hakkını teslim etmek gerekir ki Atletico Madrid, sahaya son derece iyi yayıldı. Özellikle ikinci yarının son bölümlerinde Galatasaray üzerinde kurdukları baskı, İspanyol ekibinin oyun disiplinini ve kalitesini net biçimde ortaya koydu; bu bölümdeki performansları alkışı fazlasıyla hak etti.
Abdülkerim Bardakçı’nın baskılı ve sert savunması karşısında adeta sahada kaybolan Alexander Sörloth oyundan alınırken, yerine Antoine Griezmann dahil oldu. Karşılaşmanın son dakikalarında Griezmann’ın kullandığı serbest vuruşu ise Uğurcan Çakır, jeneriklik bir refleksle kurtararak alkış topladı.
Son dakikalarda Galatarasay’ın kaçırdığı gol fırsatları da vardı. Ancak bu fırsatları da 90 dakikalık süreye vermek gerekir.
Son olarak taraftara ayrı bir parantez açmak gerek. Galatasaray taraftarı, 90 dakika boyunca takımını büyük bir coşkuyla destekleyerek adeta maçın görünmeyen kahramanı oldu.








